21 Mart 2017 Salı

Havuçlu Pişmeyen Unsuz Kek


Geçtiğimiz günlerde Fermente Mutfağımda rafine şeker kullanmadan organik havuç marmelatı yapmıştık.  Tarif isteyenler Rafine Şekersiz, %100 Meyveden ayva Reçeli tarifinden yararlanabilirler. Pektini de yine ayva ya da elmadan yapabilirler. 
Havuç marmelatımızla bu hafta güzel bir tarif oluşturdum, evdekiler, özellikle de oğlum bayıldı.

Havuçlu Pişmeyen Unsuz Kekte;
Un yok,
Yumurta yok,
Rafine şeker yok,
Pişmesine de gerek yok.
Son derece pratik ve lezzetli bir tarif oldu.

Malzemeler;

22 Ocak 2017 Pazar

Rafine Şekersiz, %100 Meyveden ayva Reçeli


Basit karbonhidrattan mümkün olduğunca kaçmayı hayat felsefesi haline getirince insanın hayatına alternatif ve masum tatlar arayışı giriyor. Özellikle gençler ve çocukların kahvaltı sofrasında alışık oldukları geleneksel reçeller ve çikolata kremalarına alternatif bulmak biraz daha zor olabiliyor. 
Ev yapımı nutella tarifimle kahvaltıda çikolatalı fındık kremasına güzel bir alternatif oluşturmuştum, şimdi sıra geldi reçele.
Reçel kahvaltıda alışık olduğumuz ve çok zor vaz geçtiğimiz vaz geçmek zorunda kaldığımız bir lezzet,  vazgeçmek zorunda kalmamızın nedeni ise içeriğinin belki %70 yakın kısmının şekerden oluşması. Reçel, meyvelerin şekerle kaynayarak koyu bir kıvama getirilme ve şekerin koruyucu özelliğiyle saklanma şekli.
Reçel yaparken iki husus var ki reçeli reçel yapıyor. Bir tanesi reçeli uzun süre saklanabilmesi yani koruyucu madde, diğeri ise reçelin kıvamı yani koyu  olması, su gibi kalmaması. Her ikisini de geleneksel reçellerde şeker sağlıyor. Meyve, su ve şeker uzun süre kaynayarak hem koyu kıvam alıyor, hem de şeker tarafından korunuyor. 
Peki reçel yaparken şekeri reçelden çıkartırsak reçeli reçel yapan bu iki unsuru nasıl sağlayacağız? 
Kıvam ve korunma...

16 Aralık 2016 Cuma

Siyez Bulgurlu, Ballı, Probiyotik Boza


Boza bozaaaa!
Çocukluğumda Bursa’da kış akşamları sokakta hep bu ses yankılanırdı.  İlk nida kısa kesilip ardından ikinci nida mümkün olduğunca uzatılarak seslendirilirdi. Tencereyi kapıp soluğu bozacının yanında alırdık. Üzerine bol tarçın ve leblebi ile içmeye doyamazdık. Şimdilerde yaşadığım semt olan Anadolu Hisarında ’da bu aylarda aynı sesi sokaktan duymak bana tarifi olmayan bir huzur ve mutluluk veriyor. Tek fark tencereyi alıp bozacının yanına inmemem ve artık dışarıdan boza almamam.
Boza fermente bir besin ve son derece yararlı aslında, tabi ölçüyü kaçırmamak şart.  Ham maddesi bulgur, buğday, irmik, darı gibi tahıllar. Hammadde tahıl olunca daha bir dikkatli olmak gerekiyor ve genetiği değişmemiş tahıl kullanmak gerekliliği oluşuyor.
Diğer malzemesi şeker, fermantasyon için ve lezzet için ekleniyor.
Rafine şeker kullanmadan yapma yollarını denemek gerekiyor.
Katkı maddesi ve koruyucuların kol gezdiği günümüzde marketten boza almak pek akıllıca değil, yanı sıra güvenilir bozacılardan boza içmeye gitseniz de yukarıda saydığım tahıllar ve şeker ikilisi yine el ele vermiş sizi bekliyor olacak.
Peki sağlıklı bozayı nasıl yapacağız? Bu mümkün mu?
Evet sağlıklı bozayı yaptım ve mükemmel oldu.

25 Kasım 2016 Cuma

Fermente Mutfağımın Hikayesi


Çok değil bundan yaklaşık iki yıl önceydi, dudaklarım mosmor olup nefes alamaz bir şekilde akşamın bir saati ambulansla acile kaldırılışım.
Yapılan kan testleri neticesinde kan yıkımı yaşadığım ortaya çıktı ama sebebi belli değildi tabi. Ardından gelişen akut böbrek yetmezliği olayın gizemini daha da arttırdı.
Acilen gittiğimiz GATA dan Cerrahpaşa’ya yine ambulansla sevk edildim aynı gece.
Kan yıkımı ve ardından oluşan böbrek yetmezliğinin sebebini bulmak için günlerce araştırma ve tetkikler yapıldı. Her gün benden alınan kanın haddi hesabı olmadığı gibi, çıkan sonuçlardan da bir neticeye vardıkları yoktu.
Tabi bu sırada beni diyalize bağladılar. Sürekli verilen serumlar yüzünden tüm vücudum balon gibi şişmişti ve böbrekler tamamen çalışamaz duruma geldi.
Bu esnada anemi yüzünden birkaç kez, birkaç ünite kan nakli yapıldı.
Tam 15 gün boyunca neredeyse her gün diyalize bağlandım. Bu esnada beni bu hale neyin soktuğunu araştırmak adına böbreğe biyopsi yapıldı.

25 Ekim 2016 Salı

Probiyotik Yeşil Zeytin Nasıl Kurulur


Daha önce konu ile alakalı yazım;
Şimdi gelelim tarife.
Probiotik zeytin için istenilen bakteri popülasyonu için gerekli olan öncelikli probiotik ''Leuconostoc mesenteroides'' bakterisidir.
Bu bakterinin en majör bulunduğu ürün turşu suyudur.
Diğer yandan ''Lactobacllus plantarum ve Lactobacillus paracasei'' bakterilerinede Kefir mayasından ulaşmak mümkün.
Ben de bu bilgiden yola çıkarak probiyotik turşu suyumdan kurduğum yeşil zeytinlerimin salamura suyuna ilave ettim.
Tarif kısaca şöyle;

19 Ekim 2016 Çarşamba

Siyez Bulgurlu Fermente Aşure Tarifi


Fermantasyonun önemini her yazı ve yayında anlatıyorum. Bu tarife başlarken yeniden anlatmayacağım ama okunmadan, bilinmeden de tarife geçilsin istemiyorum çünkü baklagil ve tahıllarda diğer besinlerin aksine fermantasyon sadece gıdanın besin değerini arttırıcı, fermantasyonun sağladığı o saymakla bitmeyen yararlılıkları elde etmek için değil, son derece de gerekli ve hayat kurtarıcı. Kısaca şöyle söylemek lazım;
Fermente edilmemiş baklagil ve tahıl tüketmeyin.
Tahılları ekşi maya ile fermente ediyoruz, peki baklagilleri nasıl fermente edeceğiz.
Bu konuyu baştan sona okumak isteyenler için daha önce yayınladığım iki yazımın başlıkları aşağıda. Başlıklara tıklayarak okunabilir. Ben yine de bir kaç cümle ile tahıl ve baklagillerde fermantasyon neden gerekli, kısaca değineyim.
Her canlı hayatta kalmak ve türünü idame etmek üzerine programlanmıştır. Doğadaki tüm hayvanlarda bu kural geçerli olduğu gibi bitkiler için de bu kural değişmez, aynıdır. Tüm tahıl, baklagiller ve kuruyemişler gibi tohumların da türünü devam ettirmek için filizlenmesi gerekir ancak uygun koşullar ortaya çıkana kadar kendisini tohum olarak koruması şarttır. Tohumun kendisini koruma mekanizmasının adı ise fitik asittir.

Fitik asit tüm tohumların dışında bulunan fosfordan oluşan bir bileşendir. Tohumu uygunsuz koşulda filizlenmemesi için dış ortamdan
korur. Tohumların bu formu kendileri için çok yararlı olsa da, onları bu şekilde tüketmek malesef bizim sindirimimiz için pek de faydalı değildir. . 

Fitik asit bizim sindirimimizde, kalsiyum, demir, çinko gibi önemli elementlerin ve proteinlerin emilimini azaltmaktadır. Yani yukarıda bahsettiğimiz tahıl, baklagiler ve hatta kuruyemişleri bile bu şekliyle tükettiğimizde tam olarak bu tohumlardan faydalanamıyoruz çünkü birçok mineralin emilim oranı düşüyor.
Fermantasyon sürecinde laktik asit üreten bakter ile mayalama yöntemi  tohumlardaki enzim aktivitesini harekete geçiriyor ve fitik asit hem mineralleri serbest bırakıyor hem de ön sindirimi bakteriler başlattığı için bizim sindirim sistemimizin işi kolaylaşıyor.
İlgili başlıklar;

Siyez Bulgurlu Fermente Aşure Tarifi


Fermantasyonun önemini her yazı ve yayında anlatıyorum. Bu tarife başlarken yeniden anlatmayacağım ama okunmadan, bilinmeden de tarife geçilsin istemiyorum çünkü baklagil ve tahıllarda diğer besinlerin aksine fermantasyon sadece gıdanın besin değerini arttırıcı, fermantasyonun sağladığı o saymakla bitmeyen yararlılıkları elde etmek için değil, son derece de gerekli ve hayat kurtarıcı. Kısaca şöyle söylemek lazım;
Fermente edilmemiş baklagil ve tahıl tüketmeyin.
Tahılları ekşi maya ile fermente ediyoruz, peki baklagilleri nasıl fermente edeceğiz.
Bu konuyu baştan sona okumak isteyenler için daha önce yayınladığım iki yazımın başlıkları aşağıda. Başlıklara tıklayarak okunabilir. Ben yine de bir kaç cümle ile tahıl ve baklagillerde fermantasyon neden gerekli, kısaca değineyim.
Her canlı hayatta kalmak ve türünü idame etmek üzerine programlanmıştır. Doğadaki tüm hayvanlarda bu kural geçerli olduğu gibi bitkiler için de bu kural değişmez, aynıdır. Tüm tahıl, baklagiller ve kuruyemişler gibi tohumların da türünü devam ettirmek için filizlenmesi gerekir ancak uygun koşullar ortaya çıkana kadar kendisini tohum olarak koruması şarttır. Tohumun kendisini koruma mekanizmasının adı ise fitik asittir.

Fitik asit tüm tohumların dışında bulunan fosfordan oluşan bir bileşendir. Tohumu uygunsuz koşulda filizlenmemesi için dış ortamdan
korur. Tohumların bu formu kendileri için çok yararlı olsa da, onları bu şekilde tüketmek malesef bizim sindirimimiz için pek de faydalı değildir. . 

Fitik asit bizim sindirimimizde, kalsiyum, demir, çinko gibi önemli elementlerin ve proteinlerin emilimini azaltmaktadır. Yani yukarıda bahsettiğimiz tahıl, baklagiler ve hatta kuruyemişleri bile bu şekliyle tükettiğimizde tam olarak bu tohumlardan faydalanamıyoruz çünkü birçok mineralin emilim oranı düşüyor.
Fermantasyon sürecinde laktik asit üreten bakter ile mayalama yöntemi  tohumlardaki enzim aktivitesini harekete geçiriyor ve fitik asit hem mineralleri serbest bırakıyor hem de ön sindirimi bakteriler başlattığı için bizim sindirim sistemimizin işi kolaylaşıyor.
İlgili başlıklar;